paşa yaşam merkezi masaüstü reklam sağ taraf 1

Siyaset

EMEP: Bu gidişe dur diyelim!

EMEP İl Başkanı Arzu Erkan, artan döviz karşısında halkın daha da fakirleştiğini belirterek “Tek adama yönetimi ve onun sömürü, baskı politikalarına karşı hak ve özgürlükler savaşı gerekiyor” dedi

25 Kasım 2021 Saat: 14:21
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 267 kez okunmuştur

EMEP: Bu gidişe dur diyelim!
EMEP: Bu gidişe dur diyelim!

Döviz kurlarının günden güne yükselmesi sonrası açıklama yapan Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Arzu Erkan, “Sessiz kalmayalım, haklarımız için birlikte mücadele edelim. Krizden çıkışın ağır faturasını ödemeyi reddedip iş, ekmek, özgürlük talepleri için hep birlikte mücadele etmeliyiz” dedi. Erkan’ın açıklaması şöyle:

‘SOFRAMIZDAKİ EKMEK KÜÇÜLÜYOR’

Halkın sırtına yüklenen milyarlarca borç yüküne karşı emek meslek örgütleri, halk kitleleri bu gidişe dur diyerek hayır demelidir. Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı karşısında halk, seçeneksiz değil. Ne 'bekleyin ekonomiyi düzelteceğiz' diyenler ne de 'bekleyin biz gelince düzelecek' diyenler çare değildir. Seçenek işçi emekçi, üretici halkın birleşik mücadelesidir. Türk lirası, dolar karşısında eridikçe işçilerin, emekçilerin cebindeki para da eriyor. Alım gücü düşüyor, halkın sofrasındaki ekmek küçülüyor. Eylülden bu yana TL dolar karşısında yüzde 40 değer kaybetti. Dolar arttıkça her sabah biraz daha fakirleşmiş olarak uyanıyoruz. Sadece fakirleşmiyoruz aynı zamanda sırtımızdaki borç yükü de artıyor.

"İCRA DOSYASI 23 MİLYON’A ULAŞTI"

Emeklilere, kamuda çalışan işçilere ve emekçilere verilen zamlar daha ilk günden eridi. Küçük esnaf siftah yapamaz duruma geldi. Borcu borçla kapatıyoruz. Ekim ayı itibariyle icra dairelerinde bekleyen icra dosyası 23 Milyona yaklaştı. Sadece işçiler, emekçiler değil ülke ekonomisi de borç batağında. Dolar arttıkça borç da artıyor. Borç arttıkça işçi emekçi kitlelerin sırtındaki yük daha da ağırlaşıyor. Döviz ve faiz kıskacında paranın değerinin her geçen gün erimesi halk için mutlak yoksulluğa, açlığa sürüklenmek anlamına gelirken başta yandaşlar olmak üzere büyük sermaye için spekülasyon, rant ve vurgunun büyümesi demektir.  

"ONUN SAVAŞI ÇIKAR SAVAŞIDIR"

AKP Genel Başkanı Erdoğan 'biz yolumuza devam edeceğiz' derken bu yolsuzluk, bu yoksulluk düzeni, bu zengini daha zengin fakiri daha fakir eden politikalar devam edecek demektedir. Erdoğan 'ekonomide kurtuluş savaşı veriyoruz' dese de ne ülke ne de milyonlarca işçi emekçi umurunda değildir. Onun verdiği savaş, kurduğu tek adam düzeni için çalışan ve üçer beşer maaş alan bürokratların cebi, bu iktidardan nemalanan havuz medyası, ihaleler yoluyla servetine servet katan inşaat şirketleri ve tekelci sermaye güçlerinin çıkarlarını koruma savaşıdır.

"HEP BİRLİKTE DUR DEMELİYİZ"

Mevcut koşullarda bir kurtuluş savaşına ihtiyaç vardır. O da tek adama yönetimi ve onun sömürü, yağma ve baskı politikalarına karşı verilecek olan hak ve özgürlükler savaşıdır. Birkaç ay önce toplu sözleşmelerde alınan zam, şimdiden yok olan kamu işçileri ve emekçileri, emekliler, açıklanan TİS taslağı ile istedikleri zammı alamadan eriyen metal işçileri; TİS görüşmelerine başlayan cam işçileri, tarım kredi ve bankaların borçları nedeniyle traktörüne, malına mülküne haciz gelen üretici köylüler, bilcümle işçiler ve emekçiler bu gidişe dur demelidir.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kanal 41 Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız
Yukarı ↑